İstitute Ziwan u Kulture Kırmanci (Zaza) – IKK’nin Başkanı Sayın Munzur Çem’in daveti üzerine ben ve iki arkadaş daha Stuttgart çevresinden, 03 Mart 2007 de birlikte Berlin’e gittik.
Aynı gün öğleden sonra yapılan ve aşağı yukarı 4 saat kadar süren toplantıya katıldık. Ben ilk defa yalnız kirmancanın konuşulduğu Kırmancların toplantısına katıldım ve çok ta memnun oldum.
Yıllarca göremediğim, benim siyasi döşünce tercihimde ve yaşamımda çok büyük bir etkisi olan, hem yoldaşım ve hemde aynı zamanda abi dediğim K. Yıldız’ı orada görmek beni daha da sevindirdi.
Enstitünün isminden de anlaşılacağı gibi bu toplantıda öncelikle Kirmanc dili ve kültürünün günümüzdeki önemi hakkında konuşuldu.
Özellikle çocukların bu dili, yani kendi anadilerini öğrenmenin, konuşmanın ve aynı zamanda bu dilin öğretilmesinin zorunluluğu ve buna benzer konular üzerinde duruldu.
Bence de kırmanc kültürünün unutulmaması aynı zamanda dışa tanıtılması sağlanmalıdır.
Kırmancların etnik olarak dil olarak ne oldukları, nerden geldikleri, kimlere yakın, kimlere uzak oldukları yününde bilimsel çalışmalar yapmak ve yapanlara destek olmak gerekir.
Kırmancanın yazılımı konusunda, alfabesi ve imla kılavuzu mümükün olduğu kadar yaygınlaştırılmalı ki var olan karmaşıklığın önüne geçilebilinsin.
Kişisel görüşüme ve şu andaki sahip olduğum sınırlı bilgiye dayanarak, kırmancların Kürt olduğu ve dillerinin de Kürtçe olduğuna inanıyorum.
Yani nasıl ki Kurmanclar, Soranlar ve diğerlerini Kürt olarak kabul ediyorsak, kırmanclar (Zazalar) da öyle Kürt’tür.
Kısaca dilin ne olduğu ve neden önemli olduğu hakkında bir kaç cümle yazarak bu yazıma noktayı koymak istiyorum.
Dil kayde ve kuraları yaratan, semboller ve anlamlar sistemidir. Algılanan dünyanın, bilincin ve düşüncenin ifadesi ve refleksidir. Kendi kültürünü ve benliğini korumanın desteği ve dayanağıdır. İçsel ve dışsal algılamayı işlemenin sürecidir.
Kendini dilsel olarak telafuz etme kaybı yada sınırlandırılması, çaresizliği beraberinde getirir. Bu da bir toplumun bireylerininin eksiksiz hareket etmesini engeller.
Tüm bu olumsuzlukları ve engelleri aşmak için anadilimize sahip çıkalım, onu konuşalım, cocuklarımıza öğretelim, yazalım ve okuyalım.
Çünkü dilimiz varlığımz, kökümüz ve hepimizindir; hangi düşünceden, inançtan ve görüşten olursak olalım, konuştuğumuz dil aynıdır.
12.03.2007
|