Günümüzdeki savaşlarda kimi savaşı kayıp yada kazandığını artık genereller değil diplomatlar ve sisiler belirliyor. Ama bir savaşın gerçekten kazananı var mıdır yok mudur her zaman tartışılır. Yapılan savaşın getirdikleri ve götürdükleriyle karşılaştırılınca savaşın ne kadar zarar verici olduğu anlaşılır. Bundan dolayıdır ki her ülke ve devlet kendi çapında sağa sola koşuşturup duruyor. Sonuçta bazıları kendini gazi, kimisi kendini haklı ve galip yada yenilmez ilan edecek.
Sonucu ne olursa olsun bu savaş bir gün bitecek ve bundan dolayı da herkes kendi açısından puan toplamaya ve ileriye yünelik politikalar yapmaya çalışıyor. Hatta bazı arap olmayan ülkelerin israile karşı gösterdikleri tepkinin dozajı araplarınkinden daha da yüksektir. Mesela Türkiye ve Türkiye Kürdistanındaki bazı şehirlerde olduğu gibi. Bu ülkenin ve şehirlerin baskıya, zulme ölümlere karşı olması ve tepki göstermelerine karşı kimsenin söyleyebileceği herhangi bir şeyi elbette olmaz, hatta onları kutlamak gerekir. Ama bu ülke ve bu şehirlerdeki kitlenin gösterdiği tepki ne yazıkki sadece konu israil olunca kendini gösteriyor. Kendisi ve devletiyle işgalcı olan insan haklarına riayet etmeyen, baskıyı zulmü kendi halkına ve Kürtlere reva gören bir ülkenin başbakanı ve diğer devlet kurum ve kuruluşlarının vereceği tepki ne kadar haklı olabilir?
Kıbrısın yarısını işgal altında tutacak orasını Türkiyenin bir bölgesiymiş gibi göreceksin, Kürdistanın kuzeyini işgal edeceksin o radaki halkların varlığını ve ulusal haklarını tanımayacaksın, senin bu zulmüne karşı dırenenleri terörist olarak niteleceksin ama Filistinli teröristleri ise direnişçi gibi sıfatlarla niteliyeceksin ve bir de kendine bu konuda destekçi arayacaksın.
Türkiye doğu ile batı araında coğrafik olarak bulunan bir ülke. Dini ve kiltürü ile doğulu sayılır ama kendini sözde batılı his eder, öyle olmaya çalışır. Türkiyenin şu andaki hükümeti islam dini ağırlıklı olan ama Avrupa Birliğine de girmeye çalışan bir bu yana bir o yana gidip gelen bir durumu var. Bu durumundan dolayıda israile karşı sert çıkışlarda bulunup Arap dünyasına yaranmaya, barıştan arabuluculuktan dem vurup Avrupa ülkelerine karşı ise müslüman olmasına rağmen tarafsız olduğunu göstermeye çalışıyor. Yani bir devlet olarak kendi çıkarları gereği her iki tarafa da iyi görünmeye çalışıyor.
Ya Kürtler neyin peşindeler?
Bu güne kadar hallen ülkesi Türk, Fars ve Arapları işgali altındadır. Bu işgalci devletlerin sözde demokratları, sosyalistleri ve hiçte hak etmedikleri buna benzer sıfatları kendi miliyetçi düşüncelerine uydurup kendi ülkeleri içindeki diğer halklara yapılan baskı ve zulme sesiz kalarak ve hatta taraf olacaklar, bazı Kürtlerde halkların Kardeiliği adı altında bunlara bizim kardeşlerimiz deyip peşinde gidecekler.
Kürtlere yapılan bunca haksızlığa rağmen hangi arap, fars ve türk, Kürtlerden yana tavır koyup devletine karşı çıkmıştır. Yapanlarda parmakla sayılacak kadar azdır. Ama Kürtler Filistinliler için onların kendi haklarını belirleme hakkını her çıkardıkları bildiride ve açıklamada belirtmişlerdir. Yalnız bununla kalmayıp bizat gıdip Filistinde Filistinlilerle birlikte israile karşı çatışmış ve şehit olmuşlardır. Peki hangi Filistinli Kürtlerle omuz omuza verip Kürtlerin düşmanı olan işgalci güçlere karşı savaşmışdır? Ne yazıkki Filistinliler bunun aksini yapmıştır. Gidip Saddam Hüseyinin paralı askerleri olarak güneyli Kürt kardeşlerimize karşı bilfiil savaşmşlardır. Arapların gözünde güneyli Kürt kardeşlerimizin kazanımı onlara yapılan ihanet gibi gelmekte ve öyle görmekteler. Yakında Irakta bir karışıklık olursa Arapların ve Filistinlilerin gelip Kürtlere karşı tekrar savaşacaklar. Bunu bilmek için müeccin olmaya gerek yoktur.
Filistinlilerin şimdiki durumu Kürtlerin durumundan çok daha iyidir. israil Filistinlileri tanıyor, onlarla masaya oturup anlaşmalar imzalıyor, onların kendi devletlerini kurmsaını kabul ediyor, dillerini varlıklarını inkar etmiyor. Filistinliler dünyanın her devleti ve kurumu tarafından tanınan bilinen bir konumdadır. Onlara Uluslararası madi manevi yardımlar yapılıyor.
Filistinlilerin durumu böyle olmasına rağmen, hamas ve arkasına iranında desteğini alarak, israili tanımadıklarını onu günün birinde yer yüzünden sileceklerini söylüyorlar ve bunun da her müslümanın vazifesi olarak telkin ediyorlar. Yani sen kalkacaksın başka bir devleti ve onun halkını yok etmekle tehdit edip ikide bir onlara füze fırlatacaksın, onlardan da sesiz kalmalarını bekleceksin. Her devlet ve halkın olduğu gibi isarilinde kendini ve halkını koruma ve savunma hakkı vardır.
israilin Filistinlilere karşı orantısız güç kulandığı bellidir. Ama Filistinlilerin gelinde gelir ve de gücü yeterse israili bir günde ortadan kaldıracakları da bellidir.
Halkların Kardeşliği güzel bir şeydir, eğer bütün halklar bir birlerinin haklarına saygı gösterirlere.
Rebena hep bana ile kardeşlik olmaz, bu da biline.
17.01.2009 |