Ben çoktan beridir hiç bir yere yazı yazmamıstım. Arkadaşlarım benden az da olsa arasıra birşeyler yazmamı istiyorlardı.
Ben ise yazı yazmayı değilde yazı okumayı sevenlerdenim. Ama Filistinli bir Arapla giriştiğim bir siyasi tartısmanın sonucu olarak 2007 yılının ilk yazısını burada karalamaya çalıştım.
Filistinli gencin şimdiki durumu değerlendirmesi ve düşüncesi benim 1975 li yıllarınkine benzediği için onunla hesaplaşmaya girdim.
Bir çok halklar gibi orta doğu halklarından Filistin halkı da kendini bir yerlerin, birşeylerin kurbanı sanıyor.
Mesela şimdiye kadar olan Israilin sözüm ona insanlık dışı vs. politikasının kurbanı, ABD nin dayanılmaz tek taraflı Israil destekleme politikasının kurbanı, bunlarda yetmiyormuş gibi AB nin Filistinleri zordurumda bırakma onlara yeteri kadar destek olmama politikasının kurbanı.
Ama bugünlerde Gazede okulların kapalı, Universitelerin öğretime ara vermesi, insanların ölüm korkusundan dolayı sokaklara çıkmayışının sebebi bence herhalde batılı ülkeler değildir.Bunun tek sorumlusu Filistinlilerin kendisidir diye düşünüyorum.
Bundan aşağı yukarı bir yıl önce yapılan demokratik seçimlerden sonra, seçimden zafer kazanan Hamas ile El Fetih arasında yürütülen kanlı bıçaklı kavgadır. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonraki yapılacak ateşkes, barış vs.
Çağrılar da bir sonuç vermeyecek. Çünkü savaş elindeki iktidarı kaybeden El Fetihin ve iktidarı Hamasla paylaşma ya da Haması dışlama kavgasıdır. Yani iki farklı gücün iktidar mücadelesidir.
Dünyanın her yerinde olduğu gibi bu tür iç kavgalar o ulusun kendi devletini kurma önünde büyük bir engeldir.
Seçimlerden sonra hem Hamas ve hem de El Fetih demokratik yollardan bir hükümet oluşturmuş olsalardı, onlar için dünya kamuoyuna verilmiş çok iyi bir sinyal olurdu.
Bunun imkanları vardı ama bu imkanlardan faydalanan yada bu imkanları kullanmak isteyen olmadi. Islamci Hamasın seçimleri kazanmasından sonra takındığı tavır, uluslararası yardımların askıya alınmasına sebep oldu.
Dünya kamuoyu Filistinlilerin komplo teorilerini dinlemek istemiyor, onların çalışabilen, iş yapabilen hükümetini ve devletini görmek istiyor.
Eğer Filistinliler bu doğrultuda adım atmış olsalardı ya da şimdiden itibaren böyle bir adım atarlarsa, başka devletlerin de Israile söyleyecek bir iki sözü olur.
Ama ne yazık ki Filistindeki gerçek durum bundan uzak görünüyor. Burada ister istemez şu atasözü insanın aklına geliyor. Önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı başkasına...
|