Yukarıdaki haber başliği Türkiye´de yada bşka bir islam devletinde yapilan herhangi bir protesto yürüyüşünden değil. Almanyanın Heşen Eyaleti Frankfurt kentinde yapilmasi planlanan bir cami icin ve caminin yapilmasina karşı çıkanlarin yaptiklari gösteri ile ilgili Alman gazetesi olan Süddeutsche Zeitung 22.10.2007 de (Güney Almanya Gazetesin) de yayınlanan bir haber başliğıdır.
Haberin kisaca özeti şudur:
Frankfurtun Hausen semtinde Müslümanlar bir cami daha yapmak istiyorlar. Bu semtin sakinleri ise özellikle Almanlar diyorlarki biz caminin yapilmasina karşı değiliz. Ama bu semtte zaten sunilerin bir camisi var. Bir de Iranlilarin kültür merkezi vardır.
Yapilmasi sözkonusu olan camiyi ise iki tane şı cemiyeti ile bir Türk ve birde Pakistanlıların cemiyetinden oluşan bir topluluk yapmak istiyor. Yapılmasının gerekçesi ise şudur; cemaatleri 300 kişilikmiş, mevcut olan cami ise onlara yetmiyormuş. Onların ihtiyacını karşilayabilicek iki minareli, kubbeli, 2 dükkanlı, büyük salonlu, bistrolu vede yanında evi de bulunan bir cami yapmak istiyorlarmış.
Belediyeye basvuruyorlar. Belediyede uzun tartışmalar sonunda cami yapma izni çikiyor. Bu cami iznine karşı olan NPD´liler (Alman Milli Partisi) den oluşan 100 kadar kişi bir araya gelip protesto etmek istiyorlar. Caminin yapilmasına taraftar olan 1200 kişi de gelip NPD´lileri protesto ediyor. Bunlarin arasında CDU (Hiristiyan Demokratli) olan Belediye Başkanı, Yahudi Cemati temsilcisi, Kiliselerin temsilcileri ve de Sendika temsilcileri de orada hazır bulunup birer konuşma yapıyor ve cami yapımı adına konuşan avukat Ünal Kaymakçıya destek çıkıyorlar.
Almanların ve Alman kurumlarının temsilcilerinin kendi ulusal partililerinin karşısinda yabancı ve müslüman olanlara hak verip onlarla birlikte sokağa çıkıp, onlarla dayanışma göstermelerini demokrasinin, hukuk devleti, inanç özgürlüğü ve yabancıların entegrasyonundan dolayı bir gereklilik olduğunu kabul ettikleri içindir.
Almanlar Türkler gibi sokağa dükülüp gelen geçenin ellerine Alman bayrağını tutuşturmuyorlar. Biz artik cami falan istemiyoruz, bu camilerde insanlar örgütlenip Afganistana, Pakistan, Iraka gidip terorist eğitim görüyor, el kaideci oluyorlar, gelip Almanyada ve diger Avrupa ülkelerinde bombalı saldırılar düzenleyerek bizim insanlarımızı öldürüyorlar da demiyorlar.
Yani Almanların çoğunluğu, insanları etnik kökeninden, dini inancından, renginden, düşüncesinden ve bunlar adına bir kaç kişinin yaptiği eylemlerden dolayı onları topyekün düşman ilan etmiyorlar.
Bunu yapanların sayıları çok az olan ırkçi ve yabancı düşmanı olan sınırlı bir kesimdir. Bu kesime karşı harekete geçiyorlar.
Peki aynı tutumu Avrupa Birliğine üye olmak isteyen, gerekli yasal düzenlemeleri yapıp, hiç bir konuda AB´den geri olmadiğini iddia eden Türkiyede görmek mümkün mü?
PKK´nin son eylemlerini bahane olarak gösterip, Kürdistanıng üneyini, kuzeyini hatta Türkiyedeki ve de Türkiyenin dışında bulunan Kürtleri hedef haline geitip saldırmalarına ne demeli?
Kürtlere karşı top yekün seferberlik ilan edenler Almanyadaki NPD´liler gibi küçük bir partinin mensubu değiller. Bunların askeri, hükümeti, memuru, hukukçusu, demokratı, sosyalisti, demokratik kitle örgütleri, sendikaları, inançlısı, inançsızı, polisi ve de ismini saymakla bitirmemin mümkün olmadığı kadar kurum ve kuruluşları, hepsi birlikte vatan, millet sakarya fetişizmi ile sağa sola korku salmaktalar.
Birakalım Türklerin çoğunluğundan Kürtlere karşı olan hareketlere karşı bir tutum takınmalarını beklemek, onlar da kendi hükümetleri ve askereri gibi Kürtleri haksız görüp, Kürtlere yapılanları reva görmekteler.
|