„Alişer’in Dersim’de ektiği ayrılık tohumları bu sırada filiz vermeğe, etkisini göstermeye başladı. Sözgelimi, Ovacık kazasının Tarpazin nahiyesi eski müdürü Mustafa Ağa, Kemah köylerine gelerek asker toplanmasına Padişah’ın emri olmadığını, Dersimliler’in asker vermeyeceklerini, Kemahlılar’ın da vermemelerini tenbih etti ve bunu gerçekleştirmeye çalıştı. Artık isyan düşüncesi genişlemişti.“
Bu ortam, Ozan Telli’nin dilinden Koçgiri Destanı’ na şöyle yansıyacaktır:
Ezeli bir türkünün ezgisinde esriktir canlar
Gebedir sancılı günler
Ve geceler
Karanlık bir diş ağrısı gibi zonklamaktadır.
(…)
Muhtıra varınca Ankara’ya
Hükümet hemen
Dersim’e Elaziz’den
Öğüt Kurulu yolladı.
Batı Dersim’ e Öğüt Heyeti
„Elazığ Vilayetinden, Batı Dersim aşiretlerine bir öğüt heyeti gönderildi. Heyetin gidişini, bir zayıflık göstergesi sayan Şeyh Hasanlı ağaları, giden heyete karşı çok soğuk davrandılar ve şu yolda cevap verdiler:
( Sevr Antlaşması gereğince Elazığ, Diyarbekir, Bitlis, Van vilayetlerinde bağımsız bir Kürdistan kurulması gerekiyor. Bu kurulmalıdır. Aksi takdirde bu hakkı silah kuvvetiyle alacağız.) dediler. Birkaç bin Dersimli’nin Sivas Vilayetine hücum ve orayı işgalden sonra Ankara üzerine yürüyeceklerini ifşa eylediler. (Siz Ermeniler’e yaptıınz, biz de size yapıyoruz. Dersim aşiretleri
geliyor. Sivas’ı işgal edeceğiz ve sonra Ankara’ya gidip milli hükümeti – buna Kongre diyorlardı- devireceğiz) dediler.“
Alişêr’in Dersim’e Geçişi
„Koçgiri olayının başlangıcında Alişer de, efendisi Alişan Bey gibi yine Dersim’e geldi. Çünkü Koçgiri hazırdı. Koçgiri ile birlikte Dersim’i de hazırlamak ve ortaklaşa harekete geçmek gerekiyordu… Nihayet Alişer, amacına ulaşmış ve isyancıların üstünlüğüyle sonuçlanan olaylar zinciri birbirini izliyordu… Tüm bu olup bitenlerin gerçek sorumlusu ve yöneticisi Alişer’dir… Nihayet mevcudu 500’ü bulan ve Alişer’in komutasında bulunan milis kuvvetlerini, 14 Mart 1921’de Ümraniye’ye yürürken görüyoruz. Alişer’in peşine takılanlar Dersim’in yardımcı kuvvetleri, Koçgiri’nin merkezine doğru yaklaşmaktadır.
Dikkat çekicidir ki, isyancıların Büyük Millet Meclisi’ne çektikleri telgrafta Alişer’in de imzası vardır. Kendisine çok cazip bir sıfat eklemiştir: Sâdattan Alişer. Telgraf Alişer’in kaleminden çıkmıştır. Böyle siyasi ve anlamlı yazılarda yeteneği vardır.“
Alişêr’in, Türkçe- Kürtçe karışımı ünlü „Koçgiri Türküsü“ bu ortamda yazdığı anlaşılmaktadır:
Koçgiri başladı harba
Sesi gitti şarka garba
Bir ordu asker geldiler
Dayanamı bu darba
Dılo yeman yeman yeman
Çiyan gırto berf û duman
Me ra bişin Şah-i Merdan
Ew dermanê hemû derdan
Ovacığın aşireti
Zapteyledi memleketi
Geriden imdat gelmedi
Hozat çekmedi gayreti
N a k a r a t
Kürdistan’ın orduları
Kahrettiler barbarları
Vatan için öleceğiz
İstemeyiz Moğolları
N a k a r a t
Yemin edenler elmaya
Zülfikâr-ı Murteza’ya
Geriden teller çektiler
Biz uymayız eşkıyaya
N a k a r a t
Seyid Rıza’nın Yanında (1921-1937)
„Nihayet Devlet, 24 Nisan 1921’de Koçgiri olayını yerinde söndürmüş, Alişer de kendisini kurtararak Dersim’e sığınmıştı. Dersim’e kaçış tarihi olan Nisan- 1921’den ölüm tarihi olan 9 Temmuz 1937 tarihine kadar, onaltı yıl boyunca hiç bir siyasi faaliyette bulunmamış, fakat o tarihten itibaren, sonradan idam edilen Seyid Rıza’nın yanından ayrılmamıştır. Bu nedenle, onu yine maskelenmiş olarak Seyid Rıza’nın arkasında görüyoruz. Bu sırada fırsat buldukça, gizliden gizliye halkı yönlendirmekten ve eğitmekten geri durmamıştır. Onun Dersim konusunu işleyen şu şiiri, bunun açık bir örneğidir:
Gönül gel gezelim Munzur Dağını
Ne hoş memlekettir ili Dersim’in
Seyran eyleyelim Sultan Dağını
Ne hoş çiçektir gülü Dersim’in
Nice Padişahlar geldi cihana
İli almak için düştü gümana
Her birin bir çeşit atmış bir yana
Kesilmemiş kıyl u kali Dersim’in
Arslanlar yurdudur tilkiler girmez
Gerçekler sırrıdır akıllar ermez
Evliya gülüdür zâlimler dermez
Ona bağlıdır yolu Dersim’in
Merdan-ı Hüdaya kim ki yaklaşır
İmdada kavuşur, hemen ulaşır
Cuşa gelir, şimşek gibi savaşır
Etrafı yıkar seli Dersim’in
Aşâir cömert Hakkın rahına
Sultan Munzur durmuş kıblegâhına
Sultan Baba derler onun Şahına
Atılır topları beli Dersim’in
Taki’nin Şeyh Ahmed cedd-i âlâsı
Seyyid’le Şeyh Hasan onun binası
Şükür Hakka geçmiş onların duası
Cümleye üstündür êli Dersim’in.
Alişer, silah bırakışması günlerinde Koçgiri’den Dersim’e geldiği zaman yeni oluşturulan milli hükümeti karalamak için şöyle birkaç mısra da uydurmuş; bunu bir süre elindeki sazına da söyletmiştir:
Ayağımda kundura
Gittim, düştüm tandura
Padişahın haberi yok
Bunu eden Kongra“
Alişêr’in, içinde (Aslanlar yurdudur tilkiler girmez/ Gerçekler sırrıdır akıllar ermez/ Evliya gülüdür zalimler dermez/ Ona bağlıdır yolu Dersim’in) yolundaki sözleri; bu tür resmi ideoloji mensuplarının yazı dizilerinde suç kanıtı olarak gösterilir. Bu ve benzeri şiirleri suç kanıtı gibi gösteren bir başka yazı dizisi de, Niyazi Ahmet Banoğlu’ nundur. Dersim katliamı sırasında bölgeye „gazeteci“ olarak giden Banoğlu, Sevgen’den bir yıl sonra 1951 yılında yayımladığı „ Dersim İsyanının İçyüzü“ başlıklı yazı dizisinde; öncekinden yararlandığı gibi kendisi de kimi katkılarda bulunur. |