Bu hakikatçı pirler ile bunların İçtoroslar’daki hakikatçı dervişleri üstüne, yöre ozanları, hakikatçı şairler veya bizzat kendi çocuklarınca birçok Kürtçe ve Türkçe deyiş söylendiğine tanık oluyoruz.
Araboğlu’nun torunlarından Ba (Baba) Ali’nin oğlu Abeziz tarafından kaleme alınan uzun bir Kürtçe beytin iki dörtlüğü şöyle:
Riya Xwedê reke pan e
Dıl bı doste xwe dızan e
Şeş cihete lâmekan e
War git dılo doste yare
Dosttan olur derde çare
Riya Xwedê reke duz e
Em çı dıbêne dost dıbiz e
Derdê dostan Seyid Eziz e
War git dılo doste yare
Dosttan olur derde çare (Bu Kürtçe beytin uzun bir başka versiyonu için bkz. M. Baran: Age,s. 109)
Halk arasında „Araboğlu“ olarak tanınan Şıx Süleyman’ın torununun torunu Süleyman Metin’ den aldığımız, yöre ozanlarından Sefil Çileli’ ye ait bir Türkçe şiirde şöyle deniyor:
Bahçe Araboğlu dalı sizsiniz
Gonca güllerine hayran olduğum
Şakıyıp ötüyor tatlı diliniz
Öten dillerine kurban olduğum
Sır içinde gelir asıl sırrınız
Biriniz kırksınız, kırkı biriniz
Kalb içinde vardır sizin yeriniz
Nurlu yollarına kurban olduğum
Sefil Çileli’ yim Çoban’dır yarim
Aynı Araboğlu benim de pirim
Binbir çiçekten oldunuz balım
Şirin ballarına hayran olduğum
Şıx Süleyman’ın oğlu Ba(ba) Ali ile 19. yüzyılın ikinci yarısıyla 20. yüzyıl başlarında yaşamış yöre ozanlarından Kul Safiye arasındaki şiirsel söyleşme, Hakikatçı Aleviliğin şiirle içiçeliğini gösteren anlamlı örneklerdendir. İşte, Kul Safiye’nin, Şıx Süleyman’ın oğlu Ba (Baba) Ali’ye yazdığı deyiş:
Elestü deminde var damanımız
Gül yüzlü sevdiğim sen sefa geldin
Güman edenin yoktur imanı
Gül yüzlü sevdiğim sen sefa geldin
Elif Allah deyip aşka gelensin
Cuş edip zülfikarı çalansın
Kalb evinin aynasını silensin
Gül yüzlü sevdiğim sen sefa geldin
Naci deryasına dalıp yüzensin
Şu cihanın binasını düzensin
Üçyüz almış altı âyet yazansın
Gül yüzyü sevdiğim sen sefa geldin
Kemerbest oluban uryan olansın
Kendi cenazesin kendi yuyansın
Hak’tan hata olmaz derya- ummansın
Gül yazla sevdiğim sen sefa geldin
Kul Safiye bu sevdayı verensin
Bülbül olup güle zârı kılansın
Cana can olmuş ehl-i kâmilsin
Gül yüzlü sevdiğim sen sefa geldin
Ba (ba) Ali ise Kul Safiye’ye şu karşılığı verir:
Yar beni düşürdün yaman hallere
İncinme sevdiğim gel yavaş yavaş
Yeni baştan düştüm gurbet ellere
Göründü gözüme yol yavaş yavaş
Yar boyun benzettim selvi revana
Seni seven aşık olur divane
Leblerinden içtim ben kane kane
Sükkar dudakların bal yavaş yavaş
Yar boyun benzettim ma-yı merdana
Kaşların hükmeder yedi cihana
Seher vakti zülüfünü ırgala
Dokunsun gerdana tel yavaş yavaş
Sana derim sana ey bahr-ı Gani
Okudum İncil’i, Tevrat, Kuran’ı
Zamane dostundan sakla sen seni
Fırsatın güdüyor el yavaş yavaş
Dost medhin ediyor Kul Öksüz Ali
Gündüz hasretinle gece hayali
Herkesin dediği kendi kemâli
Bilmem neye varır hal yavaş yavaş
İçtoroslar’da Hakikatçı Alevi Edebiyatı çerçevesinde, hakkında en çok şiir yazılan kişilerin başında, bu akımın en önemli dervişlerinden olup, kabri bugün Kırkısrak köyünde ziyaret edilen Mamki Kosê (Köse Mamo) geliyor. Ancak, bu şiir kesitlerine geçmeden önce, Mamki Kosê’ye ilişkin bir Batılı tanıklığa yer vermek istiyorum. Başta babam olmak üzere, büyüklerimizin bir efsane gibi anlattıkları bir anekdotun gerçek yazılı kaynağını, Avrupa’daki araştırmalarım sırasında buldum. İlk kez, Türkçe çevirisini Alevilik ve Kürtler adlı çalışmamda yayımladığım bu belgede; birçok bay ve bayandan oluşan bir heyetle birlikte 20. yüzyıl başlarında (1906 yılı) bölgemizi gezen Alman bilimadamı ve gezgin Hugo Grothe, uğradığı Sarız/ Kırkısrak köyünde, Hakikatçı Aleviliğin yöredeki öncüsü Mamki Kosê (Şıx Mamo) ile ilgili bir anekdota yer verir. Birlikte izliyoruz:
„Kızılbaş köyü Kırkısrak’ta, sorduğum her soruyu hiç çekinmeden yanıtlayan zeki, kendine özgü bir şahsiyeti olan elli yaşlarında bir köylü çok yardımcı oldu Yüzüne ciddi bir ifade veren derin çizgileri olan, ancak gözlerinde canlı ve muzipçe bir ifade olan, uzun sakallı, Şarkta dini konular sözkonusu olduğunda pek de alışık olunmayan alaylı bir tarzda soruları yanıtladı.
- Hugo Grothe: Kızılbaşlar kime inanır?
- Haq,Ali ve Hüseyin’e. Bunlar ile yetinmeyenler İmamlar’a da başvurabilir.
- Hocanız ve caminiz var mı?
- Bu yaşıma kadar hiç hoca görmedim. Canı dua etmek isteyen evinde etsin. Birgün birisi, köye Cami yapalım diye teklifte bulundu, ancak öyle bir şeyi yaparsak içine eşekler doluşur yanıtını aldı.
- Sünnet olur musunuz?
- Evet, ama bu bir gelenektir zaten. Gerçi bu, adamda pek bir değişiklik yaratmıyor, sanki horozun gerdanından ya da köpeğin kulağından bir parça kesmişsin, aynı şey.
- Ramazanı tutar mısınız?
- Ha, O benim dostum. O gelirse eğer onu ben tutmam; istediği gibi yoluna devam eder gider.
- Sizde düğün, nişan nasıl yapılır?
- Nişan çiftlerin ana-babası ya da onların vekillerinin de hazır bulunmasıyla yapılır. On gün sonra da düğün olur. Eğer dede köyde o an bulunuyorsa nikahı o, yada kızın babası kıyar ya da damat üç şahidin huzurunda kızı karılığa kabul ettiğini açıklar.
- Sizde tek eşlilik mi, yoksa çok eşlilik mi hakim?
- Töremize göre tek kadın alırız.
- En önemli görevleriniz nelerdir?
- En önemlisi misafirperverlik. Verdiği hizmet için misafirinden para alana iyi gözle bakılmaz. Köy halkı onu cezalandırabilir veya köyden kovabilir. İnsanlar, çıkar gözetmemek ve birbirleriyle yardımlaşmak için dünyaya gelirler.
- Öğretilerinizin yazılı olduğu ve yayılmasını sağlayan bir kitabınız var mı?
- Bende yok. Zaten okumasını da bilmem. Yaradana ve insanoıluna karşı yükümlülükleri emreden kitap, erdemli insanın kendi içindedir. „ (Bkz. M. Bayrak: İçtoroslar’da Alevi- Kürt Aşiretler, Özge yay. Ank. 2006, s.166)
Aynı akımın içinde yer alan ve aynı süreği devam ettiren yöre ozanlarından birçoğunun Şıx Mamo üzerine şiirleri bulunuyor ki, bunların bazıları türbesinde de sergilenmektedir. Ancak biz bunlardan sadece birkaç dörtlük vermekle yetineceğiz.
Şıx Mamo’ nun talibiyim ezelden
Asla ayrılmadım erkândan yoldan
Muradımı aldım bir gonca gülden
Oğlanı öğrendim, kızı öğrandim
(Afe Ana)
Derdiderya söyler özden
Erenlere selam bizden
Her bir halda, telde, sazdan
Şeyh Mamo’ muzdan ibret al
(Derdiderya)
Evliyamız yatıyor şu dağın eteğinde
Işık vermiş çevreye, aydınlatmış dört yanı
Toplamış müritlerin, Hakka döndermiş yüzün
Hidayete Haktan ermiş bizim Şıx Mamo
(Aşık Faruk)
Evliyamız yatar karşı obada
İnsanlığa ışık tutan Şıx Mamo
Dallıkavak, Çağşak, hem de Tavla’da
İnsanlığa ışık tutan Şıx Mamo
(Aşık Hayali)
Şeyh Mamo’ m methedem size
Dertlere dermandır bize
Ali’m şahtır gören göze
Hem vallahı, hem billahı
(Aşık Süleyman)
Hakikata ışık tuttun
Şeyhler şeyhi Mamo Mamo
Hak yoluna doğru gittin
Şeyhler şeyhi Mamo Mamo
(Sefil Mustafa) |