Ünlü Kürt yönetmen Cemil Rüstemî'nin „Requiem of Snow ( Şiweni Befır : Şina Berfê : Kar Matemi) adlı filmi, 2006 yılı Oscarının " Yabancı Dil Filmler “dalında Irak adına en iyi film adayı olarakyarıştı. Film ödüle layık görülmedi ama Kürt dünyasında bir ilke imza atmış oldu. Bu Film Bir İran –Irak ortak yapımı olsa bile gerek yönetmen gerek oyuncular ve gerekse öteki argümanlar bakım ından bir Kürt filmi olduğu tartışmasız bir gerçektir. Cemil Rusteminin bu filmi Asya ve Ortadoğu filmleri Fajr film festivalinde "En İyi Yönetmen" ödülüne de laik görüldü.
ŞİNA BERFÊ ( Kar Matemi ) Senendej kentinde karlar altında kalmış bir köydeki yaşamı ve Kürt kızı Rojîn'in öyküsünü anlatıyor. Film özünde bir aşk filmidir. Biraz hüzün biraz kara yenik düşmüş bir aşk öyküsü..Bazı sahneleri BNE kentinde çekilmiş olan Filmin başrollerini Şadi Waryani,Mihaldin Waryani,Mesud Yusufi,Abdullah Ahmedi ve Dilniya Şeriati paylaştı. Filmin müziklerini ise, İranlı ünlü besteci Fariboz Lachini yaptı.Film orijinal olarak Kürtçe ( sorani lehçesi ) ile çekilmiştir.Filmin yapımcısı ıse Seyid Ehmed Miralayıdır.
Cemil Rüsteminin Oskara aday bu filmi çeşitli yerlerden bu güne dek yedi ( 7 ) ödül almayı başarmıştır.
CEMİL RUSTEMİ, ÇEKTİĞİ İLK FİLMİ İLE 24 ÖDÜL BİRDEN ALDI
Filmin yönetmeni Cemil Rüstemi Doğu Kürdistanlının Senendej kentinden... 1971 yılında bu kentte doğan Rüstemi, sinemaya 1987 yılında kamere asistanı olarak başlamış. 2002 yılında kısa metrajlı ilk filmi olan " ( ERKEK OLMA SORUNU ) filmi , ulusal ve uluslararası birçok film festivalinde ilgiyle karşılanmış ve. 'Isfahan 20. Çocuk ve Genç Yetişkinler Film Festivalinde (CIFEJ) Altın Kelebek Jüri Özel Ödülü almıştı. Ünlü yöntmenin aldığı ödüller arsında, Avustralya Sidney kenti Altın Anahtar ödülü ( Bu ödül kent beledye başkanı tarafından bizzat kendine verilmiştirç.)Danimarka Kopenhag BASTEl festivalinden alınmış ödüller de var. Bu güne dek Kürt kısa metrajlı filmler dalında en çok ödül alan film olarak Rüsteminin bu filmi olduğu söylenmektedir. Gençliğin sorunlarını konu alan Cemil Rusteminin bu ilk filmi,ayrıca da Dünyanın en iyi gençlik konusunu işleyen filmi olarak biliniyor.
Ünlü Kürt Yönetmen Rüstemi, Geçtiğimiz yaz boyunca, ilk Kürt romanı olarak bilinen ve 1956 yılında Süleymaniyedeki yaşamı konu alan, bugünkü Irak Devlet Başkanı Celal Talabaninin de kayın pederi olan Ölümsüz kürt romancı İBRAHİM Ahmedin JANA GEL ( Halkın Çilesi ) adlı romanını aynı adla sinemaya uyarlayarak çekti.Rüstemi bu filmi ancak üç yılda tamamlayaqbildi. Süleymaniyede film için 1956 yılının Süleymaniyesi yeniden inşa edilerek, ve de hiçbir giderden kaçınmadan çekimler tamamlandı. Önümüzdeki dönemlerde vizyona gireceği beklenen filmin bir hayli ses getireceği iddia ediliyor.
Cemil Rüstemi ile Süleymaniyede çalışma ofisinde görüştük. Rüstemi kendisi ile ilgili soruları yanıtladıktan sonra Türkiyeye ilişkin olarak da şunları söyledi :Türkiyede sinema deyince aklıma hep Yılmaz Güney gelirç Biliyorum o da dünyaca ünlü bir Kürt sinemacıydı ve ne yazık ki en verimli çağında yaşama veda etti.1979 iranında Humeyni Yönetimi İrana Türk yeden gelen filimlerin girişini yasaklamıştı hatırladığım kadarı ile. Ama biz genede kimi filmleri elde ederek gizlice seyrederdik. YOL beni en çok etkileyen filmdirç Çok sonraları bu yakın dönemlerde de en çok beğendiğim film UMUDA YOLCULUK tur diyebilirim.
Türkiyede bir fılm yapmak istediğini de belirten ünlü yönetmen, : Böyle bir filmde Mahsun Kırmızıgülü oynatmak isterdim. “ diye konuştu. 1987 yılından beri sinema ile uğraşan Cemil Rustemi ,ilk fırsatta Türkiyeye gelerek Kürt kökenli genç sinemacılarla tanışmak istediğini belirtti.
YILMAZ GÜNEY BELGESELİ MELBOURNE KÜRT FİLM FESTİVALİNDE
Melbourne Kürt Film Festivali 21 Mart Çarşamba günü akşam saat 5’de Melbourne Üniversitesi Ögrenci Sendikası tiyatro salonunda yapıldı. Festivalin ilk gününde gösterilen Avusturalya’lı yönetmen Jane Mills’in Yılmaz Güney üzerine 23 yıl once yaptığı “Yılmaz Güney: Hayatı ve filmleri” adlı belgesel beğeni topladı.
Festivalde, düzenleme komitesi adına Melbourne Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Muhammad Kema bir konuşma yaptı. Dr. Kemal Kürtler’in yüzyıllardan beridir özgür olmadıklarını hatırlatarak, özellikle 20 yy’da Kürt halkının egemen devletlerin baskı ve katliamlarına maruz kaldığını kaydetti. “Bu durumdaki bir halk nasıl bir sinema yaratabilir” diye soran Dr. Kemal, Kürdistan’ın Süleymaniye şehrinde ilk film gösteriminin 1920’lerde olmasına karşın Kürt sinemasının ortaya çıkmasının oldukça geciktiğini vurguladı.
Kürt sineması fikrinin özellike Yılmaz Güney’le gündeme geldiğini ifade eden Dr. Kemal, Güney’in her ne kadar filmlerini engellemelerden dolayı Kürtçe çekememiş olsa da seçtiği konular ve karekterlerle Kürtleri beyaz perdeye taşıdığını söyledi. Melbourne Kürt Film Festivali’nin amacının Kürt sinemasını Avusturalya toplumuna tanıtmak ve genç Kürt yönetmenleri teşvik etmek olduğuna dikkat çeken Dr. Kemal, önümüzdeki yıllarda festivali devam ettirmeyi planladıklarını da kaydetti.
Film gösteriminden once Kürt kıyafetlerinin tanıtıldığı bir defile ve Kürt halk oyunları gösterisi sunuldu. Ayrıca Kürt sanatçı Tufan Togyani de def dinletisiyle katılımcıları büyüledi.
‘Güney ezilenleri işledi’
Avusturalya Kürt Enstitisü, Melbourne Üniversitesi Asya Ofisi ve Victoria Çokkültür ircilerden olumlu not aldı. lülük Komisyonu tarafından desteklenen festivalin ilk gününde yönetmen Vahid Vahid’in “Göçmen” adlı 24 dakikalık kısa filmi gösterildi. Irak ordusunda askerken İran’a kaçan ve 30 yıldır kimliksiz ve statüsüz bir hayat sürdüren Hasan adlı bir Kürt’ün yaşam öyküsünü işleyen bu belgeselin ardından Jane Mills’in “Yılmaz Güney; Hayatı ve filmleri” adlı belgesel çalışması da seyirciyle buluştu.Daha sonra Vahid ve Mills filmleri hakkında izleyicilere bilgi verdiler.
Mills belgeseli Yılmaz Güney ölmeden 5-6 hafta once çektiğini ifade ederek, onunla tanışma anını hiç unutamadığını söyledi. Mills şöyle konuştu: “Paris’te çok pahalı bir restoranta buluşacaktık. Bir beyaz araba geldi içinden dört adam fırladı. Güney’in korumalarıydı. Türk devleti ve milliyetçileri tarafından tehtit edildiği için güvenliğini sağlıyorlardı. Sonra Yılmaz Güney arabadan çıktı. Üstünde beyaz bir takım elbise vardı. Her zamanki gibi karizmatik bir duruşu vardi.” Güney’le röportaj yaptığı sırada yönetmenin kanser olduğunu hatırlatan Mills bu nedenle görüşmeye bir kaç kez ara verdiklerini anımsadığını söyledi. Onun filmlerinde hep ezilenleri işlediğine dikkat çeken Mills, “Filmleri sınıfsal içerikliydi. Sonra Kürt temasını da işlemeyebaşladı. Özellike Sürü ve Yol’da”.
‘Katılımın daha düşük olduğu festivalin ikinci gününde ise Kanadalı Kürt yönetmen Valari Baravi’ nin yönetmenliğini yaptığı “İnsan, satranç, makine” adlı kısa filmin yanı sıra yine Kanada’da yaşamakta olan Kürt yönetmen Jiyar Gol’un “Türkiye’nin sembolü; Kürt sorunu” adlı 57 dakikalık belgeseli gösterildi. 2004 yılında Türkiye’ye bir yolculuk yapan yönetmen Gol, Kürtler’in yaşadığı baskıları işliyor filminde. Köyleri yakılan, göçe zorlanan, işkencelere maruz kalan veya yakınları öldürülenlerle görüşen Gol, Leyla Zana ve arkadaşlarının tutuklanma ve cezaevi sürecini de işliyor. Belgeselde en dikkat çeken nokta ise Jiyar Gol’un “Büyüyünce ne olmak istiyorsun” diye sorduğu Kürt çocuklarının “Cezaevlerine düşen birçok insanımız var bu nedenle avukat olmak istiyorum” diye cevap vermesi.
İkinci gün ayrıca Khalid Hamalaw’ın “Son günün aynası”, Taha Karmi’nin “Beyaz Dağlar”, Emir Ghulami’nin “Ölçek”, ve Paula Jones’un , “Ah Cehenem!” adlı kısa filmleri de gösterildi.
” Brakuji “ eleştirisi
Doğu Kürdistanlı Kürt yönetmen Taha Karmi’nin Kürt partileri arasındaki “brakuji”yi eleştirdiği “Beyaz Dağlar” adlı 30 dakikalık kısa filmi çekim kalitesi ve konuyu işleme tarzıyla dikkati çekti. Filmde çatışan Kürt gruplarının çatışmaları sırasında hayatını kaybedenlerle ilgilenen Mollah İbrahim’in gözünden kardeş kavgasının anlamsızlığı sorgulanıyor. Mollah İbrahim hangi taraftan olursa olsun ölen peşmergenin mezarını yapmakta ve öldükleri yere küçük beyaz taşlar bırakmaktadır. Kardeş kavgasının ise dağların beyaz çakıllarla dolup beyaza bürünmesiyle ancak biteceğini düşünmektedir.
** Kaynak:( Rızgari Online’ den alınmıştır )
ULUSLAR ARASI PLANDA KÜRT SİNEMASI VE FİLMİ KONUSUNDA ADINDAN SÖZ ETTİRMİŞ KİMİ KÜRT YÖNETMENLERİ
YILMAZ GÜNEY:
Kürt yönetmenler arasinda en taninmisi olan Güney, filmleriyle
adindan dünya çapinda söz ettirdi. 1984 yilinda Fransa'da sürgünde
yasama veda etti. Sayisiz film çeken Güney ayni zamanda iyi bir
senaryo yazariydi. En çok bilinen filmlerinden bazilari sunlardir;
‘Seyitxan’, 'Endise', 'Ağıt', 'İnce Cumali', ‘Arkadas’, 'Düsman', ‘'Umut',
'Yol’, ‘Sürü’ ve ‘Duvar’.
CEMİL RUSTEMİ:
Iran Kürdistan'indan. Rostami birkaç filme imza atti, en bilineni
2005'te çektigi 'Karin Agidi-Requiem of Snow' in 2005. Rostami son olarak 'Jan-i Gal-Halkin Izdirabi' adli filmini Güney Kürdistan'da tamamladi.
HUNER SALIM :
Güney Kürdistan dogumlu Fransa'da yasamakta. Dort önemli filme çekti bugüne kadar; 'Gelin Çok Yasa-Kürdistan'in Özgürlügü', 'Hayallerimizin Ötesinde', 'Vodka-Limon', 'Sifir Kilometre' ve 'Dol'.
BEHMEN GÛHBADI :
İran Kürdistan'inin Bane şehrinde dunyaya gelen Ghobadi halen Iran'da kendi kurduğu Mıj Film şirketi bünyesinde film calismalarina devam etmekte. Simdiye kadar dört uzun ve 10'a yakin kisa metrajli
film çekti. Ghobadi'nin en bilinen filmleri ‘Sarhos Atlar Zamani', 'Irak'taq Terkedilmis-Anavatanimim Sarkilari', 'Kablumbağalar da Uçar' ve 'Nive Heyve-Yarim Ay'.
KAZİM ÖZ :
Dersim kökenli Istanbul'da çalismalarini sürdüren bir Kürt yönetmen. Öz biri kisa film, 'Ax-Toprak', biri belgesel 'Dur-Uzak' ve biri uzun metrajli 'Fotograf' olmak üzere üç filme imza atti. Öz su anda 'Firtina' adli film calismasina Mezopotamya Sinema Kollektifi ile birlikte devam etmekte.
CELAL CIWANRO :
Güney Kürdistan kökenli ve su anda Amerika'da yasamakta olan bir Kürt yönetmen-yazar. Ilk ve tek uzun metrajli filmi 'David ve Leyla'. 'Gilgamis' adli senaryosu ile Amerika'da öduller alan yonetmen, Gilgamis'i filmlestirme calismalarini surduruyor.
CANO ROJBİYANİ :
Güney Kürdistan dogumlu yönetmen Amerika'da egitimini
tamamladi. Rosebiani 'Jiyan-Yasam' adli filmiyle begeni topladi. Halen Güney Kürdistan'da Evini Film and Televizyonu'nda calismalarini surdurmekte. Rosebiani ayrica üç önemli belgesele de imzasini atti.
YUSUF YEŞİLGÖZ :
Isviçre'de yasamakta olan yönetmen daha çok belgesel filmler
üzerine yogunlasmis. Simdiye kadar üç belgelesele imza atti;
'Dünyalar Arasinda', 'Duvari Yikmak Için Açlik Grevi-Fasting to Topple Walls' ve 'Alevi Sarkisi'.
AYŞE POLAT :
1970 Malatya dogumlu olan yönetmen Almanya'da yasamakta. Polat Fremdennacht (Yabancinin Gecesi-1992), Ein Fest für Beyhau (Beyhou Icin bir Yumruk-1993) ve Gräfin Sofia Hatun (Barones Sofia Hanim-1997) adli kisa filmler çekti. Uzun metrajli ilk filmi Auslandstournee (Yurtdisina Tur-1999), Ankara'da Genc Yetenekler odulu kazandi. Polat'in son uzun metrajli filmi En Garde-2004 Hamburg ve Locarno film festivallerinde özel ödüller aldi.
YÜKSEL YAVUZ :
1964 yilinda Bingöl'ün Karakocan ilcesinde dogan Yavuz 16 yasindan
beri Almanya'da yasiyor. Yavuz 1992-1998 yillari arasinda Hamburt
Güzel Sanatlar Okulu'nda okudu. Ilk filmini egitimini sürdürürken
tamamlayan Yavuz 'Babam, Misafir Isci' (1995) adli kisa filmiyle
(1994/1995) Munih Uluslararasi Film Festivali'nde en iyi belgesel
ödülünü aldi. 1998'de 'Nisan Cocuklari' (April Children) filmini çeken
Yavuz son filmi 'Biraz Ozgurluk' ile Salerno ve San Francisco film
festivallerinde odüller kazandi.
SAİD KAKEYİ :
Güney Kürdistanli yonetmen 'Umudu Beklerken' (Waiting ofr Hiwa' adli docu-drama cekti. 2002 yilinda yapilan belgesel Halepce katliamini konu ediniyor.
ARAS RAŞİD :
Guney Kurdistan dogumlu yonetmen Isvec'te yasamakta. 'Yanan Cennet' adinda uzun metrajli bir filmi bulunuyor.
HUSÊN HESEN ALİ :
1974 yilinda Federal Kürdistan’in Duhok kentinde dogdu. 1991
yilinda yerel televizyonlarda çocuk programlarini yapmaya baslar.
Ardindan çesitli sanatçilara klip çeker. Bu süre zarfindan kisa metrajli filmler de çeken Ali, birçok film festivalinde çesitli ödüller alir. Hüseyin Hasan Ali 2005 yilinda Mesut Arif Salih ile birlikte 'U Nergis Biskivin'
(Ve Nergisler Tomurcuk Acinca) adli uzun metrajli bir film cekti. 'U
Nergis Biskivin' filmi 2005 yilinda duzenlenen Berlin uluslararasi film
festivalinde Uluslararasi Af Orgutu en iyi film odulunu aldi ve son
olarak Montreal Uluslararasi Film Festivali'ne davet edildi.
MESUD ARIF SALIH :
1973 yilinda Federal Kürdistan’in Duhok kentinde dünyaya geldi. 10
yasindan itibaren tiyatro yapmaya baslayan Arif Salih, tiyatro
çalismasini 22 yasina kadar sürdürdü. Arif Salih ardindan, bazi yerel
televizyonlarda çalisma basladi. Salih 'U Nergis Biskivin' filminin iki
yonetmeninden birisi.
LEWEND OMER :
Genc Kurt yönetmen, senaryo yazari ve produktör. Ilk uzun metrajli
filmi 'Bekhal'in Gözyaslari' (Firmiski Bexal) Arap Film Festivali'ne
davet edilen ilk Kurt filmi oldu. Omar su anda 'Mezopotamya'nin
Metresleri' adli yeni bir film calismasi yurutuyor.
MUJDE ASLAN :
Mardin dogumlu genc yönetmen Istanbul'da yasamakta. 'Son Oyun'
adindaki ilk kisa film ile Marmara Üniversitesi Kisa Film Yarismasi
En Iyi Görüntü-Mansiyon ödulunun yani sira, PAM Çevre Film Festivali
Özendirme Ödülü'nu de aldi. Su anda ise 'Kemik' adli baska bir kisa
film projesi uzerinde çalisiyor.
ARİN İNAN ASLAN :
Dersim dogumlu yönetmen Izmir'de yasamakta. Arin simdiye kadar
iki kisa film cekti; 'Kirinti' (2004) ve 'Si u Ba' (Gölge ve Ruzgar-2006).
Genc yönetmen “Kirinti” adli filmi ile 16. Ankara Uluslararasi Film
Festivali'nde ve 26. IFSAK festivalinde jury özel ödullerini aldi. Arin
ayni filmiyle ayrica 1. TKM Kisa Film Festivalinde Yilmaz Güney En Iyi Film ödülünü aldi.
ŞİRİN CİHANİ :
Dogu Kürdistanli bir yönetmen olan Cihani'nin sairlik yönü de var.
Cihani Dogu Kürdistanli iki sair, Siware Ilxanizade ve Jila Huseyni’nin yasamini anlatan belgeseller yapti. Cihani ilk feminist Kürt filmi
olarak da bilinen 'Yildizlar Gündüz Renksizdir' (Stêrk di nav rojê de
bêreng in) adli ilk uzun metrajli filmini çekmekte.

ÖZAY ŞAHİN :
Dersim dogumlu genç yönetmen Almanya'da yaşamakta. Şahin
sokaklarda yasam mücadelesi veren ve tinerci konumuna düsen 3
Dersimli genci anlatan belgeseli 'Can Baz' ile dikkatleri üzerine
topladi.
NAZMİ KIRIK :
1976 Diyarbakir dogumlu Kirik oynadigi filmlerle adini duyurmustu.
'Kimlik' adli ilk kisa filmiyle 2006 yilinda düzenlenen 43. Antalya Altin
Portalkal Festivali'nde kisa filmler arasinda yarismaya hak kazandi.
Nazmi Kirik Fotograf, Günese Yolculuk, Sifir Kilometre ve Organize
Isler filmlerinde rol almisti.
CANER CAN ERİK :
1973 Pülümür, Dersim doğumlu, halen İstanbul'da yaşamakta. 1996
yılından itibaren çeşitli ulusal tevlevizyon kanalları ve gazetelerin
haber merkezlerinde muhabirlik yaptı. Daha çok kısa film ve belgesel çalışmaları bulunan Canerik'in filmografisi şöyle: “Savaş Oyunu” (kısa film, 1999), “Konak” (belgesel, 2000-2002), “Masal” (kısa film, 2003), “Alaman Küreği” (belgesel, 2005) “Gül-i Zare” (belgesel,
tamamlanmadı), “Was” (belgesel, 2006), “Eyüp Sultan” (belgesel,
2006), “Sarının üstü Düzgündür” (belgesel, 2006), “İki balık, dört kişi”
(kısa film, 2007) ve “Sayd” (belgesel, 2007).
Kaynak:kurdishcinema.com
|