Anma toplantısından bir gün önce Aziz Nesin, Musa Anteri telefonla arayarak anma toplantısına davet etmişti. Onlar birbirlerini iyi tanıyordu. Uzunca zamandan beri arada bir görüşür hasbihal ederlermiş. Sanırım TKP ‘de de birlikte bir süre çalışmışlardı. Musa abi Aziz beyden hep saygı ile söz ederdi. Bir araya gelincede içten ve sıcak söyleşirlerdi. Tüm bunları o gün, Bayan Helga ile onun evine gittiğimizde bana özel alarak anlatmıştı. Bu açıklamanın ardından, birlikte anma toplantısına gimemizi önerdi. Bende kabul ettim. Bunun üzerine Aziz Beye telefon açarak şu notu iletti :
” Aziz, ben toplantıya yanlız gelmeyeceğim. Sevgilim ve onun arkadaşı ile birlikte geleceğim. Kartal’dan geliyoruz. Geç kalabiliriz. Bize üç kişilik yer bıraksınlar. Teşekür ederim.”
Bu kısa telefon görüşmesinden sonra, oturma salonuna geçtik. Bayan Helga ile kısa bir söyleşi yaptılar. Almanca konuştular, şakalar yaptılar. Daha sonra ise hep birlikte muhabbete başladık. Biraz sonra başka konuklar da ziyarete geldiler. Apé Musa’nın evi asla konuksuz kalmazdı. Öyle ki çoğu zaman oturmaya yer olmazdı o kocaman salonda. Bir ara Bayan Helga, gecenin ilerlemiş bir saatinde, Musa Abi’ye dönerek :
“Biz de bu akşam burada yatacağız anlaşılan. Ancak görünen o ki, yeter sayıda yatağın yok. Bu yüzden ben senin koynunda yatmak istiyorum. Sen hep Kürtleri över durursun, bakalım Kürtler yatakta da anlattığın kadar varlar mı bunu denemek istiyorum. Bu yüzden benle sen birlikte yatacağız” diye asıldı Apé Musa’ya. Aslında şaka yapıyordu. Ancak ciddi imiş gibi bir edası vardı.
Musa Abi Helga’nın şkayapar tavrını anlamakta gecikmiş olsa gerek ki beni yan odaya çağırıp “ Ya bu o..... beni yanlış anladı galiba. Bu şaka mı yapıyor yoksa ciddi mi.“ diye sordu. Bende “ Valla bilmiyorum. Ben ikinizin arasındaki sorunlara karışmak istemem” dedim. Sinirli bir şekilde salona doğru yürüdü. Daha sonra ise Bayan Helga’ya “Ben yaşlı biriyim. Ama bak burada bir çok Kürt genci var sen onlardan biri ile yat gör bakalım Kürtler nasılmış gör“ dediyse de Bayan Helga ısrarala kendisi ile yatmak istediğini söyledi. Daha sonra biz kendi aramızda koyu bir söyleşiye dalmışken Bayan Helga gidip Musa Abinin yatağına soyunarak uzanmış ve uykuya dalmıştı bile.
Birazdan her kes dağıldı. Evde yer kalmadığı için de Ahmet Zeki Okçuoğlu beni kendi dairesine davet etti. Biz kapıdan tam çıkmak üzere iken Musa Abi’den bir çığlık yükseldi. Tam yatağına yatmaya gittiğinde birde ne görsün Bayan Helga çırılçıplak onun yatağında yatıyor. Onun bu çığlığı ile daldığı uykudan uyanınca, hep birlikte başladık gülmeye. Helga, Musa Abiye “ Bir daha bana kendini ve Kürtleri övme benim yanımda. Bak her kes gördü işte Kürtlerin en büyüğünde bile hiç bir numara yok. Sen ne diye Kürtleri ve kendini bu kadar abartıyorsun“ deyince Musa Abi’nin alınganlığını ve sinirli tavrını yatıştırmak için ben: “ Ê keké biz sana şaka yaptık. Eğlenelim istedik. Hepsi şakaydı“ dedim. Musa Abi “Ben biliyorum zaten oğlum tüm bu şeytanlıklar senin başının altından çıkıyor“ diyerek bana her zaman olduğu gibi başladı sövüp saymaya. Daha sonraları her kes yatağına çekildi. Ertesi gün erkenden kalkıp Avrupa yakasına gidecek ve kararlaştırıldığı gibi Muammer Aksoy’un anma toplantısına katılacaktık.
Sabahları çok erken uyanırdı Musa Abi. O sabahta her kes ten erken uyanmış çayı demlemiş ve sofrayı kurmaya başlamışken bizleri o sevecen ve seşkatli tavrı ile tek tek uyandırdı ve sofraya buyur etti. Kahvaltıdan hemen sonra acele ile vapura koştuk. Eminönü’ne vardıktan sonra da bir taksiye binerek anmanın yapılacağı salona gittik.
Salon ağzına kadar hınca hınc doluydu. Ancak en ön sırada mıkrofona yakın bir yerde üç kişilik bir yer bırakılmıştı. Sayın Aziz Nesin oturumu yönetiyordu. O boş üç yer de bizim için ayırtılmıştı anlaşılan. İçeri girip bize ayrılan yere oturduk. Hemen arkasından Aziz Nesin “ Kürt aydın ve yazar Musa Anterde aramıza katılmıştır. Hoş geldiniz sayın Anter “ diyerek bizi tanıtmayı da ihmal etmemişti. Biz de toplantıyı izlemeye, toplantıya dair notlar tutmaya başlamıştık ki, bir salon görevlisi Aziz Nesin’in yazdırmış olduğu bir notu getirip Musa Abiye verdi. Musa Abi notu okuduktan sonra bana uzattı ve: “Ne diyorsun “ diye fikrimi sordu. Ben notu aldım ve okudum. Aziz Nesin Musa Anter’in de bir konuşma yapmasını önermişti. Ben de uygun olur düşüncesi ile Musa Abiye dönerek “olur“ dedim.
Birazdan Musa Abi küçük bir kağıdı bana uzatarak “bunları konuşacağım“ dedi. Bana uzattığı kağıtta “bu çağda cinayet işlemek kötü bir şeydir. Muammer Aksoy’u öldürenleri Allah kahretsin. Bu cinayeti kınıyorum ama ben Muammer Aksoy’un düşüncelerine ve anılarına saygı duymuyorum” diye bir not yazılıydı. Ben böyle bir konuşma yapmasının şık düşmeyeceği konusunda ne yazık ki Musa Abiyi ıkna edemedim. Bu tarz bir konuşma yapmasına karşı gelişimi korktuğum ya da çekindiğim gib yorumladı. Daha sonra da bana kızarak aynı şeyleri konuşacağını söyledi. Aziz Nesin’e de konuşma yapacağını, adını sıraya almasını işaretle bildirdi.
Ben böylesi bir günde o tarz bir konuşma yapmasını uygun görmemiştim. Ancak engel de olamadım. Lakin o kafasına koyduğunu ne pahasına olursa olsun yapan bir kişiydi. Sonuçları ile önceden kafa yormazdı. Doğru bildiği sözleri sarfetmekten geri kalmazdı. O gün orada da öyle oldu ve Musa Abi o salonda bana uzattığı notlarını içeren bir konuşma yapmaktan geri durmadı. Sıra kendisine geldiğinde ben de kendisi ile birlikte kürsüye gittim. Çünkü böyle bir konuşmanın tepki toplayacağına adım gibi emindim. Birazda saldırı ve sataşmalardan onu korumak amacı ile yanında olmak istedim.
Tahminlerimde yanılmadım. Musa Bey konuşmasına aynen şöyle başladı: “Değerli konuklar, günümüzde insanların bu şekilde katledilmesi üzüntü vericidir. Ben her ne kadar Profesör Aksoy’un görüşlerini beğenmiyorsam bile bu cinayeti nefretle kınıyorum. Allah Muammer Aksoy’u öldürenleri kahretsin. Görüyosunuz ki bu tarz ölümler ne kadar acı vericidir. Birde kendinizi bir an biz kürtlerin yerine koyun bakalım. En az günde ortalama on Kürt böyle hunharca katlediliyor. Bu yüzden hep birlikte biz aydınlar alarak Kürtleri katledenleri de kahretmeliyiz.“ Bu sözler üzerine salondan homurdanmalar yükselmeye başlamıştı. Ama Musa konuşmaya devam ediyordu. ( devam edecek )
(SALON MUSA ANTERİN ÜZERİNE AKIN ETTİ- 4- )
latifepozdemir@hotmail.com |