Bu yazıya başlarken belki yazının başlığı sizi
şaşırtmış olabilir, bu bakımdan yazıyı rahatlatmak için yazının başlığında
geçen iki sözcüğü açıklamak gerekiyor. Bu sözcüklerden bir tanesi “Çömez” ikincisi “Abdal”. Çünkü eğer Çömez ve
Abdalın açılımlarını yapmazsak yazımız içerik bakımından fakir kalır, bu da
okuyucularımızı sıkabilir. Böyle bir şeye gönlüm razı olmaz.
Ünlü Türk dilbilimcisi Ali Püsküllüoğlu,1994 yılında hazırladığı Türkçe sözlükte “Çömez” kelimesi için iki açıklama yapıyor. Bunlardan bir tanesi çömez kelimesinin
sözlük anlamıdır. Püsküllüoğlu’na göre “Çömez”
kelimesi şu anlama geliyor; “ .. eskiden medreselerde müderis adı verılen kimselerden ders alan ve onların hizmetine bakan kimse.” Çömez
kelimesinin mecazi anlamı için ise
Püsküllüoğlu şöyle diyor; “usta olarak
kabul edilen birinin kendi işini,uğraşını öğretmek, yetiştirdiği ustasının
açtığı yoldan giden kimse.”
Bir üçüncü tanım da biz yapalım. Çömez :,bundan bir süre önce Kerkük’e gidip, Kerkük İl Meclisinde, Meclis
Başkanının odasından Kürdistan haritasını indiren ve “bu harita yanlıştır“ diye efelenen AKP Balıkesir Milletvekili sayın Doktor Turan beyin soyadıdır. Yazımızın devamında Bay Çömez deyimini sıkça kullancağız.
Bu AB yolunda bulunan TC deki bir vatandaşın (Sayın Dr. Turan Çömez) artık
Avrupalı sayılacağının ve Avrupada
kişiler anılırken soyadları ile anıldıklarına göre, yazımıza konu olan zatın da böyle anılmasının zamanının geldiğine
işaret etmek bakımından böyle bir deyim
kullandığımızı ifade etmek istiyorum.
Şimdi isterseniz gelin şu sözcüklerin tanımına biraz daha değinelim. Biraz da ironi yapalım. Bakalım
birinci tanım sayın milletvekiline ne kadar uyuyor? Bana sorarsanız Bay Çömez, daha önce başkalarından
aldığı ders ile edinmiş olduğu bilgileri ve fiili tekrarlıyor. Adeta Milli Güvenlik Kurulu’nun hizmetine bakıyor (her ne kadar AKP
genel başkanının özel kalem müdürü ve
danışmanı olarak resmi bir sıfata sahip olsa da).Bay Çömez’e hayırlı olsun
gerçi doktor ünvanına yazık olacak ama adı Turan -
büyük Türk yurdu anlamına gelen – ve soyadı da Çömez olan birinin böyle
düşünüp davranması nostaljik olarak yadırganmamalıdır. Bay Çömez’in soyadının
bir de mecazı anlamı var demiştik. Bu mecaz anlam da pek şık düşüyor Bay Çömez’e çünkü o bir usta tanıyor, biliyor
ve ondan öğrendiklerini, onun açtığı yoldan giderek tekrarlıyor.
Gelelim bu yazıya konu olan davranışa: Milletin vekil
olarak mecllise göndermiş olduğu Bay Çömez, bir Kürdistan kenti olan Kerkük’e aynı kafayı taşıyan bir başka
milletvekili arkadaşı ile birlikte ziyarete gidiyor, Kerkük kenti demokratik
meclisi başkanı nazik bir şekilde kendilerini ağırlıyor, kendi odasında onlara
yer açıyor. Ama Bay Çömez ne yapıyor? Meclis başkanının göstermiş olduğu
saygılı ve nazik tutumun aksine, fiilen yırtılmış olan bir haritanın eski
haline dahi tahammülsüzlük gösteriyor.Bay Çömez tarihi bilmiyor. Bay Çömez
beynine değil öfkesine kulak veriyor. Bay Çömez’i öfkesi ve kini yönetiyor. Çünkü
eğer beyni yönetiyor olsaydı, o misafir olarak bulunmuş olduğu ve tüzel bir
kişiliğe sahip olan bir makamda böyle densiz bir davranışta bulunmazdı ve Bay
Çömez çok iyi biliyor ki bu rehavetin kaynağı Kürt halkının üstün hoş
görüsüdür.. Çünkü bir başka halka mensub benzer bir kuruluşta benzer bir
davranışta bulunsa, Bay Çömez’i kulağından tutup dışarıya atarlar.Şimdi Bay
Çömez’e şunu sormak lazım, acaba Şam’daki herhangi bir resmi dairede asılı
bulunan ve içinde Hatay’ı da
kapsayan bir haritayı böyle kolaylıkla indirebilir miydi? Ya da Kerkükte yaptığının
aynı hareketi yapmaya kalksaydı kendisine nasıl davranılırdı? Nasıl bir
tepkiyle karşılaşırdı?
Veya şöyle bir düşünelim, Kürdistan Parlementosu’na
mensub bir milletvekili Balıkesir’e gelse,
Susurluk ilçesinin kaymakamlık odasında, bugünkü mevcut Türkiye haritiasını
görse ve Bay Çömez gibi tutup, “Bu
harita yanlıştır!“ dese ve haritayı duvardan indirip yere atsa, ”Bu haritada Kürdistan,Türkiye’nin bir
parçası gibi gösterilmiş” dese, Turani
Bay Çömez’in ve çömezlerinin, Kürdistan Parlementerine karşı tutumları ne
olurdu acaba?
Şimdi biraz asalet değerleri üzerinde duralım;
Bay
Çömez kendince soylu bir hareket yapıp şu seçim arifesinde
bir yerlere mesaj vermeye çalışıyor. Bay Çömez’in patronu da,hani o “Kürt sorunu vardır“ diyen ve daha sonra
sözünün arkasında durmayan-duramayan, ırkçı ve şöven pastaya gönül koymuş,
MGK’ya şirin görünmeye çalışan başkanı da Kürttlere ilşkin söylemlerinden
uzaklaşıp, dün söylediğini ertesi günü unutuyor.
Oysa ki soylu davranış, saygıdan ve hoşgörüden
beslenir. Örneğin, Kerkük’te il meclisinin duvarında asılı bulunan haritayı,
meclis başkanı çizmemişti. Bu tarihsel bir betimleydi. Coğrafya bakımından da
bu harita doğru olan bir belgedir çünkü adına Kürdistan denilen ülke uluslararası
sömürge statüsünde tutuldu yıllarca. Sayın Beşikçi’nin bu konuda ki kitabında (Devletlerarası Sömürge Kürdistan) bu
süreç çok detaylı bir şekilde irdelenmektedir. Bay Çömez’e soydaşının bu
kitabını tavsiye ederiz. Herkes biliyor ki Kürdistan ülkesi önce ikiye bölündü (1639 Kasr-ı Şirin) ve daha sonra da Lozan ile birlikte dörde bölündü. Demek
ki, Kerkük meclisinin duvarında aslılı bulunan harita, insanlık tarihinden 1920
ye kadar doğruydu ama Bay Çömez’in ideologlarının çabaları sonucu 1920’den
sonra fiilen yanlış duruma düştü.
Şimdi sormak lazım Bay
Çömeze: Hala bir çok resmi ve yarı resmi kurum ve kuruluşun odalarını,
altıyüz yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun hakim olduğu yedi kıtadan toprakları
içeren sömürge haritaları süslüyor. Bay Çömez bu haritalar doğru mu? Eğer doğru
değilse neden hala asılı duruyor? Neden
onlara itiraz etmiyorsunuz. Eğer doğruysa, neden yeni T.C. haritası çizildi?
Biraz daha konumuzu genişletelim. Bay Çömez, eğer bir
Mısırlı, Bağdatlı, Yemenli, ya da, Belgradlı parlementer, gelse sizin odanıza ve
sizin odanızda kuvvetle ihtimaldir ki
asılı duran – ofisinizde yoksa
evinizde vardır – Osmanlı İmpratorluğu’nun haritasını bu yanlıştır diye yere
indirse ve o sırada bir Kürt aydını olarak ben de orda olsam, inanın ki bu davranışını hiç hoş karşılamam. Bay Çömez
aramızdaki farkı görebiliyor musunuz?
Bay Çömez sizden önce de bir abdal, Bağdat-Basra
yollarına koyulmuştu ve o da kurtlar sofrasında ki bir halkın kaderine dil
uzatmıştı. Yeri cennet olsun Ömrünü doldurup, Allah’ın rahmetine gitti. O
günlerde siz ve sizin gibiler rahmetliye komünist
ve vatan hayini derken, ben ve benim gibiler yine, o günlerde, ona sahip
çıkmıştık. Hem de mensup olduğum halka hakaret ettiği halde. Türkiyeden kalkıp
Kürdistana –sizin tabirinizle Kuzey
Iraka – gelip Erbile, Kerküke sefer eylediniz. Ancak, Bağdat-Basra
yollarına daha önce revan olmuş rahmetli zat gibi Saddam Hüseyin ile el
sıkışamadınız. Bu öfkeniz bunun için mi acaba...
Şimdi de “Abdal”
sözcüğüne biraz değinelim. Sözlük anlamı “dilenci
kılıklı, üstü başı perişan gezgin derviş”. Bu sözcüğü de eğer kabul ederse Bay Çömez’e uygun gördük. Hani Bay
Çömez de fikren ve siyaseten biraz abdal’a benziyor. Talihsizlik sonucu, kanımca,
Bay Çömez de soyadı kanunun kubanlarından. Şöyle bir düşünün, Abdal ve Çömez.. Birde tabi, Turanı da var...
Nasıl da birbirlerine yakışıyorlar... Hayırlı olsun Bay Çömez.Arapların önemli
bir sözü var.
“Leyi kum dinikum wel yedini.” “ Sizin dininiz size benim dinim bana.”
Şimdi, elinizi vijdanınıza koyarak konuşun Bay Çömez,
Kürt halkı genel olarak sizi nasıl karşıladı? Ama herşeye rağmen sizi nasıl
karşıladı? Türkiye’ye dönünce yaptığınız çirkin hareketten ötürü pişmanlık
duydunuz mu? Veya sizin bu telkininiz etkili oldumu acaba? İçinde büyük Kürdistan
bulunan bütün haritalar indirildi mi? Ya da kaç kişi ikna oldu sözlerinizle
elli milyonluk Kürd milletinin gönlünde ki harita bozuldu mu?
Bay Çömez, kağıt ve bez parçalarının artık çok önemi
yok. Onlar beyinde ki arzuların ve realitelerin yansımalarıdır. Önemli olan
yaşamın kendisidir. Dahası tarihsel gerçekliklerdir. Güneş balçıkla sıvanmaz
Bay Çömez! Ortadoğu’nun bugünkü haritası seksen yıl önce çizilmişti ve bu
geçicı bir haritaydı. Biraz sabredin Bay Çömez o gün o haritayı çizenler, bugün
yanlış yaptıklarını anladılar. Bu yanlışı telafi etmek için de yeni bir harita
hazırlıyorlar. Ben değil, sizin dostlarınız bu yeni haritayı hazırlıyorlar Bay
Çömez! Sıkı durun...
Bay
Çömez ben ve benim gibi düşünenlerin bayrak ve harita gibi
komplekslerimiz yok. Bu gün dünyanın bir çok yerinde haklı ya da haksız
geçmişte savaşlar ve işgaller yolu ile bir çok ülke için sınırlar belirlendi,
bayraklar yapıldı. Amaç eski yaraları kaşıyıp ayrılıklarımız üzerinden siyaset
yapmak değil tabi ki. Bu yazının amacı bu değil. İnsaf, kıyas-ı nefis ve vicdan
muhasebesi yapmak gereğine dikkat çekmek için. Çünkü bu erdemler bir gün
hepimize gerekli olabilir. Haksızlık yaptığımız insanlar gibi bir gün biz de
mağdur duruma düşebiliriz. Dönüp arkamıza baktığımızda yanımızda dostlar görmek
sevindirici olur her halde. Ortada geçmişten kaynaklanan bir yanlışlık varsa
gelin hep birlikte tarihsel realiteler ve bilimsel doğrular ışığında o yanlışı
düzeltmek için çaba gösterelim. Kim kimin toprağını işgal etmiş tespit edip
işgalcilere karşı mücadele edelim. Benim halkım ya da sizin halkınız, hiç fark
etmez. Var mısınız Bay Çömez.? Bu
cesareti gösterebilirmisiniz..
Ha....Unutmadan. Sanırım özgür Kürdistan’da ki
Kürdistan bayrağı dikkatinizi çekmemiştir. Öyle ya haritayı indiren insan
bayrakları niye indirmesin? Yoksa sizi “bu
bayrak yanlıştır!” diyerek bayrağı indirirken görüntüleyecek kamera mı
bulamadınız? Bay Çömez o bayrak hakkında ne düşünüyorsunuz, merak ediyor
milyonlarca Kürt? Eminim ki o bayraklar her dalgalandığında siz kilo
kaybetmişsinizdir. Madem bu kadar rahatsız olacaktınız ne diye Kürdisttan’a
sefer düzenlediniz. Böyle bir manzarayla karşılaşacağınızı bilmiyor muydunuz?
Welcome
to Kurdistan Mr. Çömez!
latifepozdemir@hotmail.com |