Yazılarımı hep Kürtçe
yazmaya çalışıyorum. Yanılmıyorsam 15
yıla yakındır hiç Türkçe yazmadım. Fakat bugün
bir Türk kardeşimin -Mehmet kardeşimin- ağzından
Türkçe yazmak istiyorum.
Şimdi Mehmet'i dinleyelim:
Söz konusu Kürtler olunca her fırsatta
biz Türkler otomatik olarak hemen şu sözleri ortaya atıyoruz:
"Biz Kürtlerle kardeşiz."
"Türk Kürt ayırımı yapmayız."
"Kürtler bizim kardeşimizdir."
Tabiki bu sözlerî sadece biz Türkler değil,
aynı zamanda bizim Türk veya Kürt olan fakat kendilerini
Türk olarak gören, Kürtlüğünü tavırlarıyla tamamen
unutan, ancak sıkışınca gösteriş olsun
diye veya çıkarları sözkonusu olunca "Ben de
Kürd asıllıyım" diyen Kürt asıllı(1)
yöneticilerimiz de sık sık kullanıyorlar. Gerek
sade vatandaş olarak biz Türkler ve gerekse bizim yöneticilerimiz
sıkıştıkça da gene bu sözlere sığınıyorlar.
Bilemiyorum, acaba Türkiye vatandaşı olan Türklerden
bu sözleri söylemeyen tek insan var mı?
Zanetmem. Görüşüme göre Türkiye vatandaşı
olan her Türk bu sözleri fefalarca söylemiştir.
Acaba biz bu sözleri söylerken samimi
olarak içtenlikle mi söylüyoruz? Bu sözleri söylerken, sözlerin
altındaki anlamı biliyor muyuz?. Anlamları hiç
düşünüyor muyuz? Işkembeden mi atıyoruz, yoksa
amacımız Kürtleri kandırmak mı?. Bu sözleri
söylerken, sözlerin anlamına inanıyor muyuz?.. Bu sözleri
söylediğimiz Kürtler bize inanıyorlar mı?.. Yoksa
biz bu sözlerin anlamlarını hiç düşünmeden, kullandığımız
diğer binlerce söz gibi rastgele mî konuşuyoruz?.. Daha
bunlar gibi yüzlerce soruyu kendi kendimize sorabiliriz.
Pekî kardeşlik nedir? Aynı
ana ve babanın çocukları olan kimselere kardeş
denildiğine göre, Kürtler de bizim kardeşlerimiz olduklarına göre anamız babamız bir demektir. Ikimizin
babası da aynıdır. Türkiye Cumhuriyeti devleti
ikimizin de öz babasıdır. Kardeşler, babanın
sahip olduğu varlığa eşit şekilde ortaktırlar.
Şimdi ben biraz bu sözlerin anlamı üzerinde durmak isterim.
Bu şekilde de söylediğimiz bu sözler nedeniyle Kürtlerden
özür dilemek isterim. Çünkü, biz bu sözlerle Kürtleri kandırdığımıza
inanıyorum. Ben bir Türk olarak kandırdığımız
Kürt kardeşime ve aynı zamanda da Türk kardeşlerime
açık bir şekilde görüşümü açıklayacağım.
Biz Türkler her fırsatta Kürtler
için "kardeşiz" diyoruz. Peki babamızın sermayesinden
ayni şekilde eşit olarak yararlanıyor muyuz? Zanetmem.
Nereye bakarsak bakalım, Kürt kardeşimiz, babamızın
sermayesinden hemen hemen hiç yararlanamıyor.
Kürtlerin büyük çoğunluğu
Türkçeyi anadili gibi biliyor. Geri kalan kısmı Kürtçeyî
de bilmiyor. Ama Türkçeyî anadil olarak kullanıyor.
Pekî Kürtlere kardeş olan biz Türklerden
kaç kişi Kürtçe'yi biliyor, Kürtçe'yi konuşuyoruz? Kürtler,
Türkçeyî yazıyorlar. Yaşar Kemal gibi bir çok Kürt, Türk yazarı olmuş. Sayısız
Türkçe eser yazmış. Pekî kaç Türk, Kürtçe yazabiliyor.
Bir tek Türk, bir kitapçık da olsa Kürtçe yazabilmiş
mi?..
Bu nasıl kardeşliktir?.. Aynı
evde yaşayan kardeşlerin birbirlerinin dilini bilmediği
görülmüş mü? Eğer görülmüşse biri beri gelsin ve lütfen bildirsin. Ben hem
Kürtçe bilmeyeceğim, cinden kaçar gibi Kürtçe'den kaçarak
öğrenmeyeceğim, hem de Kürtlere kardeş diyeceğim.
Olur mu böyle terslik, böyle kardeşlik?...
Türk olarak benim binlerce, onbinlerce
okulum var. Çocuklarım bu okullara giderek dilimi öğreniyorlar.
Kürt kardeşimin binlerce, yüzbinlerce, hatta milyonlarca
çocuğu benim okullarımda
benim konıştuğum dili Türkçeyi öğreniyorlar.
Fakat babamız, Kürt kardeşimin bu çocuklarına yani
kendi öz evlatlarına kendi dillerini okullarda öğrenmelerine
izin vermiyor. Kürt kardeşim, benim de çocuklarım okullarda
konuştuğum anadilimi öğrensinler dediği zaman
ben şiddetle karşı çıkıyorum. Yahut diyorom
ki "Kürt kardeşimin çocukları da okullarda Kürtçe öğrenmelidir.
Bundan bir sakınca yok, fakat ne yapalım babamız
buna izin vermiyor." Bu şekilde işin içinden çikmaya
sıyrılıyorum. Şimdi ise düşünüyorum ve
aklım başıma geldi. Peki ben şimdiye kadar
neden babamın karşısına dikilerek bu haksızlığa
göğüs germedim?.. Neden babamıza demedim kî:
"Benim çocuklarım anadillerini en iyi şekilde okullarda
öğreniyorlar. Benim kardeşimin çocukları anadillerini
okullarda öğrenmekten yoksundurlar. Bu haksızlık
değil mi baba?.. "
Madem kardeşiz, babamız aynı
değil mi? Ikimiz de aynı babanın çocukları
oldugumuza göre, benim kardeşime karşı bir görevim
yok mu?. Babamın karşısına çıkma ve kardeşimin
hakkını koruma görevi.
"Baba bana verdiğin hakkı niçin öbür kardeşime vermiyorsun?
Öbür kardeşim üye olmadığına göre, neden benimle
aynı hakka sahip değil? Yoksa üye kardeştir de
ben mi bilmiyorum? Kardeşimin çocukları kendi dillerini
öğrenme hakkına sahiptirler. Bu en tabii haklarıdır.
Madem biz kardeşiz, ben de okullarda kardeşimin dilini
öğrenmeliyim. O nasıl benim dilimi öğreniyorsa
ben de onun dilini öğrenmeliyim ve kardeş olarak bu
benim en tabii hakkım ve görevimdir."
"Baba, zaman zaman sen ve bazen de diğer bazı kardeşlerimiz
diyorsunuz ki "Kürtlerin dili yok." Iyi, dilleri yoksa bunlar dilsiz mi? Evimdeki
kardeşim dilsiz olacak ve ben onunla dilsizlerin işaret
ettikleri konuşma dilini öğrenmeyeceğim. Diyeceğim
ki "Beni ilgilendirmez. Ben seni anlamak istemiyorum.
Ne halin varsa gör." Ondan sonra da karşısına çıkarak
"Biz kardeşiz." diyeceğim. Bu büyük bir ayıp olmaz
mı? Bize yakışır mı?"
Yüzlerce televizyon ve radyo kanallarım
var. Fakat babam Kürt kardeşimin tek bir kanalına bile
izin vermez. Ibrahim Tatlıses, Hülya Avşar, Nuri Sesigüzel,
Mahsum Kırmızıgül, Yılmaz Erdoğan...
gibi binlerce Kürt sanatçısı, tiyatrocu kardeşlerim
var. Bu kardeşlerim eserlerini Türkçe veriyorlar. Babamız
bana da Kürtçe eser vermeyî öğretmesi gerekiren, onlar Kürtçe
bildikleri halde Kürtçe eserler vermelerine bile yardımcı
olamıyor. Neden ben ve benim
gibi diğer Türk kardeşlerimden tek bir kişi bile
Kürtçe şarkı sölemiyor, tiyatro icra etmiyor, bir tanecik
bile olsa Kürtçe film yapmıyor? Ama ben ve diğer Türk
kardeşlerim her fırsatta "Kürtlerle kardeşiz" diyoruz.
Peki bu nasıl kardeşlik?. Babam neden aramızda
ayırım yapıyor?. Ben neden buna ses çıkarmıyorum?
Hayır bundan sonra ben sessiz
durmak istemiyorum. Sesimi babamıza karşı yükselteceğim.
Hatta bu günden itibaren bir kampanya başlatıyorum.
"Ben de Kürtçe
öğrenmek istiyorum." kampanyası. Madem biz kardeşiz, kardeşimin
dilini öğrenmek mecburiyetindeyim. Babamız okullarımızda
bu fırsatı yaratmalıdır ki ben de Kürtçe öğreneyim.
..
Sevgili Türk kardeşlerim!
Madem biz Kürtlerle kardeşiz, gelin hep beraber bu kampanyaya katılalım. "Ben de Kürtçe öğrenmek
istiyorum" kampanyasını genişletelim,
canla başla destek verelim. Kardeş miyiz? O halde gelin
kardeşimizin dilini öğrenelim ki gerçek kardeşlik
pekişsin. Hayır diyorsanız demek ki kardeş
değilsiniz. Var mısınız?
"Ben de Kürtçe öğrenmek istiyorum" kampanyasına. Benim bildiğim kardeşlik budur,
gerisi alavere dalavere Kürt kardeşim Mehmet nöbete.