2 Temmuz katliamının tranvasının toplum üzerindeki etkisi güncelliğini korurken ,benzer bir katliam son anda önlenmiştir.Sakarya'da önceki gece yaşanan olaylar, aslında son iki yıllık süreç içerisinde meydana gelen ve Adapazarı kent merkezinde Ahmet Kaya'nın resmi bulunan tişört giyen Kürt kökenli iki gence saldırı ile başlamıştır. Yine aynı ilin Akyazı ilçesinde Kürt kökenli fındık işçileriyle yaşanan tartışma sonucunda, gözaltına alınan iki gencin Emniyet Müdürlüğü'ne görtürülmesi üzerine Akyazılıda bulunan gerici-faşist çeteler binayı sararak bu kişilerin kendilerine verilmesini istemiştir. Kızıldere katliamını anmak amacıyla Adapazarı'nda bazı devrimci gençlerin duvarlara Mahir Çayan'ın resimlerini asması gerici -faşist çeteler önderlik ettiği protesto gösterilerine dönüşmüştür. Süreç bir sistematik dahilinde gelişmiştir. Olaylar Planlı , daha önce tasarlanmış izlemini vermektedir.
Kentin bu son iki yıllık süreçteki gerici-Faşist çetelerin egemenliğine karşı ,"Barış ve Kardeşlik"duygularının geliştirilmesi amacı ile bir düğün salonundaki etkinliği,tıpkı Sivas'ta olduğu gibi sanal düzlemde bilgilendirme ile Etkinliği basılmasından bahsedilmesiyle birlikte, "Polisin çevresinde önlem aldığı salona saat 20.00 sıralarında ellerinde Türk bayrakları olan ve Alperen Ocakları üyesi olduğu bildirilen yaklaşık 30 kişilik grup " salon önünde İstiklal Marşı'nı söyledikten sonra ayrılmış, yarım saat sonra bu kez yaklaşık 100 kişi yeniden salonun önüne gelerek 'Kahrolsun PKK' diye bağırarak salona girme girişiminde bulunmuştur.
Sayıları sürekli artan gerici kalabalığı polis sözüm ona uzaklaştırmaya çalışırken ,şoven çeteci ajitasyon sonucu ,grubun sayısı iki saat içinde 500'e ulaşmıştır.Bu arada aynı saatlerde DTP il başkanlığı da taşlanmıştır.Kalabalığın artması nedeniyle "Barış Kardeşlik "şenliği nedeniyle bir araya gelen insanlar düğün salonunda mahsur kalmışlardır.Polisin çeteci gurubu dağıtımadaki isteksizliği nerede ise yeni bir katliama neden olacaktı.Kuşatma altında yaklaşık altı saat sonucu hayatını kaybeden bir kişi ve binlerce ölümle göz göze gelen çocuklar analar...Her şey ne kadar da benziyor Sivas'a.Devlet'in gözü önünde aynı senaryo.
Peki bu senaryolar bilinirken ,çetelerin yurt edindikleri bir alanda ,,"Barış ve Kardeşlik"şöleninin anlamı ne olabilir?İnsanların mücadele azmini kıracak,karanlık güçleri cesaretlendirecek ,küçücük çocukların"ölmek istemiyorum"haykırışlarına neden olacak,uzun zaman etkili olacak bu tranvaların hesabını kim verecektir?İnsanlar Sivas benzeri bir katliamla karşılaşsa ,halkların birbirine düşman edilmelerini kim engelleyecekti?
Şimdi iyi muhasebe yapmanın tamda zamanıdır.Toplum önderleri ,toplumu yönlendirmede çok dikkatli olmak zorundadırlar.Toplumsal gelişme ve dönüşüm doğru toplum önderlerinin katkısı ile gerçekleşebilir.Pardon bir anda "devlet bilincimiz bulandı."diyemezsiniz.Bu bir öz eleştiri değil ,bir yetmezliğin,düşkünlüğün tanımıdır.Sivas Katliamı üzerinden geçen onbeş yıllık süreç,henüz doğru bir öz eleştiri düzlemini yakalayamamıştır.Hala muhasebesi yapılacak çok olay dizisi söz konusudur.Ders almak için doğru muhasebe şarttır.Ders alınmadığı Adapazarı'nda görülmüştür.Çeteleşmenin yoğunluğu ,toplumsal gericilik ve doku dikkate alınmadan yapılan bir şenlik,az kalsın halklara pahalıya mal olacaktı.Yeni katliamların yolunu kesmek, halkları yeni acılarla karşı karşıya getirmemenin yolu ve yöntemi de bilimsel incelemeden ve doğru hesaplaşmadan geçmektedir.
Tarih bilimi ; kaydedilmiş, yorumlanmış, incelenmiş, açıklanmış ve doğrulanmış toplumsal ve tarihsel olgular kümesi olarak ifade edilir. Bilmeliyiz ki, tarih geçmişin bugünün ve geleceğin bağlantısı veya diyaloğudur.
Geçmişi, bugünün ışığında ve gelecekle bağ kurarak anlayabiliriz. Bugünü de,geçmişi iyi anlamanın ve çözümlemenin sonucu olarak daha iyi anlar ve gelecek hakkında bilimsel tahminlerde bulunabiliriz. Bu yöntem bize karşı yönelimlerde tekrarları önleyecektir. Aksi takdirde doğru bir muhasebenin şartlarını hiçbir koşulda yaratamayız.
Toplumsal dokuyu güçlendirme ,halkları birbirlerine yaklaştırma temelinde ,toplumsal uzlaşma amaçlı projelerin hayat bulmasında etkili olan şölen ve benzeri organizasyonların yapılacağı alanların özenle seçilmesinin önemi geçmişte Sivas'ta ve yaşadığımız süreçte Sakarya örneğinde ortaya çıkmıştır.Ancak burada çetelerin,faşist yapılanmaların karşısında sessiz kalınması gerektiği anlamı asla çıkartılmamalıdır.Halkımızın yarattığı değerlerin korunması ,mücadele geleneğinin derinleşerek ,özgür birleşik demokratik bir düzene doğru ,taleplerinin anlam kazanması esastır.
|