Tarih bilimi ;doğada ve toplumdaki tüm yaşam süreçlerini izleyerek , kaydederek kendinden önce açıklanmamış süreçleri de açıklayarak yoluna devam eder. Kısaca tarih toplumsal yaşamın bir sonucu, yada kendisidir. Bu anlamda insanlar tarihin tek yazıcılarıdır. Yani tarihin nesnesi olarak aynı zamanda tarihin yaratıcısı ve sonuçta yazıcılarıdır. Ancak bu durum Kürtler için söz konusu olmamıştır. Tarihin öznesi olamayan Kürtler tarihlerinin yazımını üstlenememişlerdir.
Türk-İslam politikalarının dayattığı red , yok sayma , yok etmeye yönelik politikalar nedeniyle , son yirmi beş yılık süreçte ortaya konan Kürt tarihini her sürecini yeniden algılama çabaları hayati önem arzetmektedir.
Bu çabaları yani Kürt tarih yazımının ulaştığı seviyeyi tanımlama anlamında , “Kürtçe bilmeyen tarihçi , tarih yazımı çocukluk dönemini yaşıyor…vs” benzeri küçümseme , hor görme anlayışı ezilen ulus psikolojisinin bir tür olumsuz anlamda ruhi şekillenmesi olarak değerlendirilebilir.
Kürtçe’yi çok güzel konuşan Korucu anlayışa sahip , Türk Tarih Tezi’nin savunucuları nasıl bir anlam ifade etmiyorsa , bu sığ anlayışlarında önemi yoktur. Amaç geçmişi ile bağ kurdurularak, geleceğini inşa etmek ise Kürtçe’yi çok iyi kullanmak tarih yazımında belirleyici olarak görmek bilim adamı titizliğinden uzaklaşmaktır. İsmail Beşikçi kaç kelime Kürtçe bilmektedir. Ancak bu onurlu bilim adamının Kürt halkına katkısı Kürtçe bilmediği için tartışılabilinirmi? Tabiki hayır.
“Dünya yuvarlağının her köşesinde halklar yaşadı. Ama Mezopotamya’nın, Zagros’un ayrıcalığı var. Yazının keşfedildiği yer burası. Atın ilk ehlileştirildiği, ilk tekerleğin döndüğü, gökyüzüne ilkel teleskopun doğrulduğu , ilk destanın söylendiği , ilk şiirin yazıldığı, Tanrı ve Tanrıların beğenip seçip ilk ayaklarının bastıkları , aile hayatlarına karışıp çoluk çocuk sahipleri oldukları-dahası var-aritmetik, tıp, ticaret, dış ilişkiler, diplomasi , barış anlaşmaları , ilk türküler, ilk yontular, ilk mutfağın, tiyatronun yaratılması için insanlığa kucağını açmış bir yöre…İşte bunların hepsinde Kürt alın teri var. ”diyen Kürt Tarihçi Cemşit Bender artık yazamayacak. Nedeni hakka yürümüş olmasıdır. (Alevilerde yaşamı son bulan , onurlu yol erleri/yol bilenleri için söylenir. ) Bıraktığı eserler , Kürt tarihi için vazgeçilmezler eserler arasında yerini almıştır. Kürt Uygarlığında Aleviliğin yerini bilimsel olarak oturtmuş, bu anlamda Aleviliğin Türkleştirilmesi ve İslamlaştırmasının önüne bu eseri ile bir kale inşa etmiştir. Alevi batini bakışın Kürt yaşam coğrafyasında şekillenmesini , batin ile zahirin buluşma noktası olarak tanımlanan Kızılbaşlığın(sersor)serüvenini bir başkası bu denli açık yazamazdı.
Cemşit Bender, Kürt halkının erken ve yeni dönem tarihini , uygarlık bazında incelemesi son derece önemlidir. Bu araştırmalar mazlum Kürt halkının mazlum tarihinin de ortaya çıkarılma çabasıdır.
"Türk miletinin başını belaya sokmadan kendileri de yok olup gitsinler. Nereye mi?Gözleri nereyi görür, gönülleri nereyi çekerse oraya gitsinler. İran'a ve Pakistan'a , Hindistan'a , Barzani'ye gitsinler. Birleşmiş Milletler'e başvurup Afra'da yurtluk istesinler. Türk ırkının aşırı sabırlı olduğunu , fakat ayranı kabardığı zaman aslan gibi önünde durulamadığını , ırkdaşları Ermenilere orarak öğrensinler de akılları başlarına gelsin"diyen ırkçı/Turancı anlayış, karşısında , Kürt aydınının ve bilim adamının , halkına karşı sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır.
Bu sorumluluğa sahip olan Cemşid Bender; Kürt tarihine ilişkin olarak topladığı olgusal malzemeleri dar ulusçu çerçeveden uzaklaştırarak tarihin emrine vermiştir. "Kürtler Anadolu'nun en eski halkı. Yaşı bilinemeyecek kadar eskidir" tespiti başlı başına tarihçiler önüne konmuş bir manifestodur. Kürt tarih bilimcileri bu manifestoyu açmak ve her süreci aydınlatma görevi ile karşı karşıyadırlar. Cemşid Bender bir aydınlanmacı , bir tarihçi olarak bayrağı devretmiştir. Görevi devr alacaklar , "Kim kimi yok ediyor?Kim kimin başını belaya sokuyor ve kim kimi kovuyor. Tarihin en eski çağlarından beri bu topraklar üzerinde yaşayanları, bu topraklardan kovacak bir kuvvet ne olmuş ne de olacaktır. Asıl kovulacaklar , halkları birbirine düşürmek emelinde olan hayalperestlerdir. " diyen dönemin yüksek öğrenim gören öğrencileri kadar yürekli vede halkları kucaklayan anlayışa sahip olmaları gerekmektedir.
Ölümsüz Kürt şairi Cıgerxwın ;Kime ez?sorgularken en güzel cevabı , Cemşid bender Kürt halkına bırakmış olduğu araştırmaları ile Şairin dizeleriyle ile ;
Kurde serfıraz
Dıjmıne dıjmın
Doste aşitixwaz
Ez Xweş mırovım,
Ne hırç u hovım
cevaplamıştır. Yolun açık olsun . Yol bilen , yol eri, büyük tarihçi. |